Başkonsolos Aykut Ünal'ın İstiklal Marşımızın Kabulü ile Şehitleri Anma Günü vesilesiyle düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşma
18 Mart Şehitleri Anma günü ve Çanakkale Deniz Zaferi ile 12 Mart İstiklal Marşımızın Kabulü günü çerçevesinde düzenlediğimiz anma etkinliğine hoş geldiniz.
Şehitler. Bu kelimeyi duyduğumuz anda içimizde bir şey titrer. Çünkü bu kelime yalnızca bir kaybı değil, aynı zamanda en büyük fedakârlığı, en derin sevgiyi ve en yüce cesareti anlatır.
Şehitlik, bir insanın kendi hayatını, geride bıraktığı annesini, babasını, sevdiklerini, hayallerini ve henüz yaşanmamış tüm güzel günlerini, hiç düşünmeden bir milletin geleceği uğruna feda etmesidir.
Şehit olmak, sadece bir ölüm değildir. Şehit olmak, bir milletin sonsuza kadar yaşayabilmesi için kendi hayatından vazgeçmektir.Şehit olmak, korkunun üstüne yürümek, tereddüdü kalbinden söküp atmaktır.
“Vatan sağ olsun” derken aslında kalbinin en büyük parçasını toprağa emanet ettiğini bilen aileyi, sevdiklerini düşünün. Onlar her bayramda bir sandalye eksik kurar. Ama aynı zamanda bilirler ki o eksiklik, bir milletin tamamlanmış hikâyesidir.
Şehitler, sadece toprağa düşmez. Onlar, bir bayrağın dalgalanışında yaşar. Bir çocuğun özgürce gülüşünde yaşar. Onlar ölmezler. Unutulmazdırlar. Çünkü onların bıraktığı miras, sadece bir hatıra değil; bir sorumluluktur.
Bugün bizler rahatça nefes alabiliyorsak, geleceğe umutla bakabiliyorsak, sevdiklerimize sarılabiliyorsak, bu, birilerinin sevdiklerinden vazgeçmesi sayesindedir.
İşte bu yüzden şehitleri anmak, sadece bir görev değildir. Onları anlamak, hissetmek ve onların bıraktığı değerlere sahip çıkmak gerekir. Gözlerden ve hafızalardan silinmek istenen sembolleri benimsemeyi, savunmayı ilke edinmek de gerekir.
Asıl vefa, sadece hatırlamak değil; onların uğruna can verdiği değerleri yaşatmaktır. Bir millet, şehitlerini unuttuğu gün, kendi geçmişini de kaybeder. Ama şehitlerini kalbinde yaşatan bir millet, asla yıkılmaz.
Onlar, milletin en sessiz ama en güçlü hikâyesidir. Ve biz, o hikâyenin yaşayan devamıyız.
Bugünkü anmamıza konu olan Çanakkale Zaferi de sadece bir savaş değildir. Milletin var olma iradesidir.
Çanakkale siperlerinde açlık vardı, yorgunluk vardı, imkânsızlık vardı ama teslimiyet yoktu. Ve işte o günlerde tarih sahnesine bir lider çıktı. Mustafa Kemal.
Mustafa Kemal cephede sadece bir komutan olarak değil, askerleriyle aynı kaderi paylaşan bir lider olarak bulundu.
Çanakkale’de gösterilen direniş, ileride kurulacak olan Türkiye Cumhuriyeti’nin de temelini
oluşturdu. Mustafa Kemal’in büyük vizyonu sayesinde, Çanakkale’de yanan bağımsızlık ateşi daha sonra Kurtuluş Savaşı’nı aydınlattı ve bir milletin kaderini değiştirdi.
Bugünkü birlikteliğimizin bir diğer vesilesi, “KORKMA” ifadesiyle başlayan, Vatan Şairi Mehmet Akif Ersoy’un dertle, ama inançla ve umutla kaleme aldığı, kutsal isyanımızın tezahürü İstiklal Marşımızın kabulü.
Mehmet Akif, yakın tarihimizin en buhranlı döneminde yaşadı. Türk’ün on yıllardan beri çektiği sıkıntı ve çileyi gördü. Vatanın kurtuluşu için Anadolu’yu dolaştı. Kurtuluş Savaşı’nı ayaklandırmak için uğraştı. 1920 yılının başından itibaren Sebîlürreşad dergisinde Milli Mücadele’ye katılmak için Anadoluya geçmiş olanlarla İstanbul’daki yakınları arasında haberleşmenin merkezinde görev aldı. Milli Mücadele’yi destekleyen eserler ve yayınların basımını yaptı, bunları zorluklarla Ankara’ya ulaştırdı. Anadolu’yu dolaşırken hitabetiyle uyanışa destek oldu.
“Cihan altüst olurken seyre baktın, öyle durdun da; Bugün bir serserisin, derbedersin kendi yurdunda” diyerek Türk’ü kendine getirdi. İnsan gibi yaşamak isteyenlerin kuvvetli olmaya mecbur olduğunu, ilerlemenin tek tek değil, birleşerek sağlanacağını söyledi.
Milli Mücadele’de bir marşın yazılıp bestelenmesi için girişimde bulunanlardandır. Açılan yarışmaya katılmamıştı. Para ödülü almayacağı kaydıyla İstiklal Marşı’nı kaleme aldı ve ilk kelimesi “KORKMA” oldu. Bugün de söylüyoruz: “KORKMA”.
Değerli katılımcılar,
Bugün bu vesileyle, cephelerdeki kahramanlarımızdan başlayarak, en hain, en korkak, en insanlık dışı saldırılarda bulunan terör örgütlerinin de saldırılarında şehit olan tüm güvenlik görevlilerimizi, Dışişleri Bakanlığımız görevlileri dahil devlet memurlarımızı, vatandaşlarımızı saygıyla anıyoruz.
Ruhları şad olsun.
Pazartesi - Cuma
09:00 - 13:00 / 14:00 - 17:00
Konsolosluk Şubesi Randevu Saatleri: 09:00-12:00 / 13:00-16:00
Tatil Günleri 2026
| 1.01.2026 | Yılbaşı | |
| 6.01.2026 | Hz. İsa'nın Vaftizi Yortusu (Dini gün) | |
| 23.02.2026 | Temiz Pazartesi (Dini gün) | |
| 20.03.2026 | Ramazan Bayramı | |
| 25.03.2026 | Ulusal Bağımsızlık Günü (Milli Gün) | |
| 10.04.2026 | 13.04.2026 | Paskalya |
| 1.05.2026 | Emek ve Dayanışma Günü | |
| 14.05.2026 | Yerel Resmi Tatil (Gümülcine'nin Yunanistan'a İlhakı) | |
| 27.05.2026 | Kurban Bayramı | |
| 31.05.2026 | Penteconte (Paskalya'dan sonra 50. gün) | |
| 1.06.2026 | Kutsal Ruh Yortusu | |
| 15.08.2026 | Meryem Ana Günü (Dini Gün) | |
| 28.10.2026 | II. Dünya Savaşı Ulusal Yıldönümü | |
| 25.12.2026 | 26.12.2026 | Noel |
+ 90 312 292 29 29
TÜRKİYE'DE YATIRIM İMKANLARI